Okuma & Üretkenlik
Yoğun bir haftada okumaya yer açmak
"Çok yoğunum, okumaya vakit bulamıyorum" cümlesini kendime o kadar çok kurdum ki, bir noktada şunu fark ettim: sorun vakit değil, vaktin nasıl yapılandığıydı. Yoğun bir programa kitap sığdırmak için işime yarayan birkaç sade alışkanlık şöyle.
1. Küçük blokları küçümseme
20 sayfayı bir oturuşta okumayı beklersen hiç başlayamazsın. Bekleme odasında 10 dakika, sabah kahvesiyle 15 dakika... Bu küçük bloklar bir ay sonunda şaşırtıcı bir toplama ulaşıyor. Kitabı her zaman erişebileceğin bir yerde tutmak, yarısı çözülmüş bir mesele.
2. Aynı anda iki kitap
Biri "ağır" (düşündüren, yavaş ilerleyen), biri "hafif" (akıcı, dinlendiren). Yorgun olduğum akşamlar hafif olana geçiyorum; böylece "bugün okuyamadım" suçluluğu hiç oluşmuyor. Okuma akışını kırmamak, mükemmel kitabı seçmekten daha önemli.
3. Telefonu uzağa koymak
En etkili numara en sıkıcı olanı: telefonu başka odaya bırakmak. Dikkatin bölünmediği 15 dakika, bölünen bir saatten daha çok iz bırakıyor. Okumak kadar, okumaya alan açmak da bir alışkanlık.
4. Bitiremediğin kitabı bırak
Her kitabı bitirme zorunluluğu, çoğu zaman okuma isteğini öldüren şey. Seni içine çekmeyen bir kitabı bırakmak, başarısızlık değil; bir sonraki kitaba yer açmaktır. Okuma keyifli kalmalı ki sürdürülebilir olsun.
Sonuçta mesele kaç kitap bitirdiğin değil, okumayı hayatında yaşayan bir alışkanlık olarak tutabilmen. Birlikte iyi okumalar.